Anlaşılıyor ki, insanın asıl vazifesi öğrenerek yükselmektir. Öğreneceği şey, başta dünyaya niçin gönderildiğidir. İnsanın kendine şu soruları sorması var oluşunun gereğidir:
1-Nereden geldim?
2-Nereye gidiyorum?
3-Bu dünyada işim ne?
4-Bu işleri yapan kim?
Bir adı da hikmet olan felsefenin çıkışı da bu sorulara dayanmaktadır. İnsanlar tarih boyu kendilerinin diğer varlıklardan farklı olduğunu keşfederek bu farklılıklarının nedenini arayıp durmuşlardır. Ve insanın diğer varlıklardan en önemli farkı olan akıl ile insanı ve kâinatı anlamaya çalışmışlardır.
Bu sorulara en güzel cevabı tevhid dini olan İslâmiyet vermektedir. İslâmiyet bu sorulara şöyle cevap veriyor: 1-Ruhlar âleminden, anne karnından geçerek bu dünyaya geldin. 2-Ahiret âlemine dünyadaki amellerinin karşılığını görmek için gidiyorsun. 3-Dünyaya ilim, dua ve ibâdet vasıtasıyla tekemmül etmek için geldin. 4-Bu işleri yapan, insanı yaratan, dünyaya gönderip imtihana tabi tutan ve kabir vasıtasıyla seni huzuruna alacak olan Allah (C.C) dir.